Bilişim Sistemleri Vasıtasıyla Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi
A. Bilişim ve Bilişim Sistemleri Tanımı Bilişim; Türk Dil Kurumu’nun Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü’nde; “İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin, özellikle elektronik makineler aracılığıyla, düzenli ve ussal biçimde işlenmesi bilimi, bilgi olgusunu, bilgi saklama, erişim dizgeleri, bilginin işlenmesi, aktarılması ve kullanılması yöntemlerini, toplum ve insanlık yararı gözeterek inceleyen uygulamalı bilim dalı,” şeklinde ifade edilmektedir. Doktrinde bilişim kavramı hakkında farklı tanımlamalar olmakla birlikte yazıların birçoğu ve Yargıtay kararları ele alındığında bilişim, sayısal ve elektronik olarak bilginin işlenmesi sonucunda verilerin saklanması, işlenmesi, çoğaltılması, aktarılması işlemlerinin tümü olarak ifade edilmektedir. Bilişim sistemi; mevcut mevzuat çerçevesinde 20.09.2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik’te yer almakta, ilgili yönetmeliğin 3. maddesinde “Bilgisayar, çevre birimleri, iletişim altyapısı ve programlardan oluşan veri işleme, saklama ve iletmeye yönelik sistem” şeklinde ifade edilmektedir. Bilişim sistemi hakkında bir başka tanımlama ise TCK’de “Verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemler” olarak ifade edilmektedir. Genel olarak tanımlayacak olursak, bilginin toplanmasında, işlenmesinde, depolanmasında, ağlar aracılığıyla bir yerden bir yere iletilip kullanıcıların hizmetine sunulmasında kullanılan iletişim ve bilgisayarlar dahil tüm teknolojiyi kapsayan sisteme bilişim sistemi denmektedir. B. Dolandırıcılık Suçu ve Dolandırıcılık Suçunun TCK Kapsamında Genel Hatlarıyla İncelenmesi Dolandırıcılık suçu TCK’nin 157. maddesinde “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlanması” şeklinde tanımlanmaktadır. Dolandırıcılık suçunun nitelikli hali ise aynı Kanun’un 158. maddesinde “suçun belli dini, sosyal, mesleki, teknolojik araçların veya kamu kurumlarının araç olarak kullanılarak işlenmesi…” şeklinde ifade edilmektedir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için fiili işleyen kişi tarafından hileli hareketlerin icra edilmesi, hileli davranışın mağduru aldatabilecek nitelikte olması ve suç teşkil eden fiil dolayısıyla bir zararın doğması gerekmektedir. Sayılan hususlar dolandırıcılık suçunun koşullarıdır. C. Bilişim Sistemleri Vasıtasıyla Dolandırıcılık Suçunun İşlenmesi Bilişim sistemlerinin kullanılması vasıtasıyla dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde suç, nitelikli hal alacak ve fail TCK 158/1 uyarınca cezalandırılacaktır. Nitelikli dolandırıcılık Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun; f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. 1. Sosyal Medya Hesapları Üzerinden Dolandırıcılık Sosyal medya; kullanıcıların kendileri hakkında bilgi ve haber verebilecekleri, iletişim kurabilecekleri, paylaşımda bulunabilecekleri, bloglar, podcastler, sosyal ağlar, forumlar ile içerik toplulukları ve sanal oyun ortamları gibi farklı türlere sahip Facebook, YouTube, Instagram, Twitter ve bu gibi yaygın olarak kullanılan platformlarıdır. Sosyal medya platformları aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılıklar genel olarak gerçekte var olmayan kişiler adına açılmış olan hesaplarla, gerçekte var olan bir kişi adına sahte hesap açılarak veya gerçekten kişinin kullanmakta olduğu hesabın ele geçirilmesi vasıtasıyla işlenmektedir. Sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık, farklı hallerde karşımıza çıkmakta, mağdurun hataya düşmesine yol açmakta ve fail bu yolla kendisine maddi, manevi yarar sağlanmaktadır. Konuyla ilgili, Yargıtay 15. Ceza Dairesi 27/02/2018 gün ve 2016/4959 E., 2018/1372 K. sayılı kararı; “Sanığın, olay tarihinde katılan …’in arkadaşı olan …’ın e-mail ve buna bağlı oluşturduğu facebook hesabının şifrelerini kırarak, katılan … ile …’mış gibi görüşerek kendi adına kayıtlı cep telefonu hattını vererek cebe havale yolu ile 400 TL para göndermesini istediği, katılanın da görüştüğü kişinin arkadaşı olduğunu düşünerek parayı gönderdiği, bu suretle sanığın bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.” şeklindedir. 2. Elektronik Ticaret (Satın Alma) Dolandırıcılığı Elektronik ticaret; 6263 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da “fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari her türlü faaliyet” olarak tanımlanmaktadır. Bu dolandırıcılık yönteminde fail, var olmayan bir ürünün satışını veyahut hizmetin ilanını yapmakta ve tüketicinin iradesini etkileyecek satış teknikleri kullanarak ürün veya hizmetin satın alınmasına yönlendirme yapmaktadır. Ürün veya hizmet satın aldığına ikna edilen tüketicinin ödeme yapmasına rağmen satıcı, bedel karşılığı ürün veya hizmet yerine alıcıyı aldatarak farklı ürün teslim etmekte veya ürünü hiç teslim etmemekte, hizmeti hiç gerçekleştirmemektedir. Konuyla ilgili, Yargıtay 15. Ceza Dairesi 09.11.2017 gün ve 2017/20812 E., 2017/22904 K. sayılı kararı “Sanığın, …..’ adlı internet sitesine verdiği bir ilan ile otomobil yedek parçası temin ettiğini bildirdiği, katılanın aracına silindir kapağı satın almak üzere ilandaki numarayı arayarak 900 TL karşılığında satış konusunda anlaşmaya vardıkları, katılanın 900 TL’yi sanık tarafından bildirilen … bankası hesabına gönderdiği, akabinde sanığın parçayı kargoya vereceğini söylediği, aradan geçen süreye rağmen parçanın gönderilmediği, sanığın cep telefonunu kapatarak katılanın kendisine ulaşmasını engellediği ve sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f, maddesi gereği ‘bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı kanunun 157/1 maddesi gereğince basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş,” şeklindedir.. 3. Sosyal Mühendislik Yöntemiyle Dolandırıcılık Sosyal mühendislik yöntemi ile fail, elde etmek istediği bilgileri doğrudan mağdurun kendisinden almaktadır. Normal şartlarda ve normal yollarla elde edemeyeceği bilgi veya menfaati sosyal mühendislik yöntemiyle mağdur üzerinde psikolojik yöntemler uygulayarak elde eden fail, mağdurun zaaflarından yararlanarak kendisiyle aldatıcı ilişkiler geliştirip mağduru etkisi altına aldıktan sonra haksız kazanç elde etmek için mağduru kendi aleyhine olacak şekilde tasarrufta bulunmaya yönlendirmektedir. Sosyal mühendislik yönteminde fail mağduru maddi kazanç elde edeceğine çeşitli yollarla inandırmaya çalışır. Kendilerini avukat, iş insanı, siyasetçi ve benzeri şekillerde tanıtan dolandırıcılar, mağduru belirli bir ücret alınması karşılığında daha fazla maddi kazanç elde edeceğine inandırmaya çalışmaktadır. Bir diğer yöntemde ise fail, mağdurla internet üzerinden duygusal/romantik ilişki kurmakta ve belirli gerekçeler ileri sürerek mağdurdan maddi isteklerde bulunup haksız kazanç elde etmektedir. 4. Man in the Middle Attack Yöntemi (MitM) ile Dolandırıcılık Man in the Middle Attack (Ortadaki Adam Saldırısı) bir siber saldırı türüdür. En yaygın MitM türleri Wi-Fi dinleme, E-posta hijacking, tarayıcı çerez hırsızlığı, IP sahtekarlığı vb. Bu dolandırıcılık yönteminde, verinin göndericisi ile alıcısı arasına yetkisiz olarak giren, “ortadaki adam” olarak tanımlanan üçüncü bir kişi bulunmaktadır. Bu kişi, iletişimi yapan taraflar arasındaki tüm mesajları okur ve takip eder. Yeterli bilgiyi toplayan ve trafiği yakalayan “ortadaki adam” mesajları kendi menfaati doğrultusunda değiştirerek veya silerek tarafları manipüle edip iletişimi kendi istediği şekilde yönlendirmektedir. Bir diğer saldırı yolu da internet kullanıcısının, fail tarafından bağlantılara müdahalede bulunmak suretiyle farklı/sahte bir adrese yönlendirilmesi şeklindedir. Bu dolandırıcılık yönteminin, genelde, ticaret yapan şirketlerin banka hesap detaylarının değiştirilmesiyle yapıldığı görülmektedir. Gerçek IBAN bilgileri üçüncü kişi olan “ortadaki adam” tarafından dolandırıcıların IBAN bilgileri ile değiştirilmekte ve bu yolla



